Şiir kitabı basımı yapan tek yayınevi

İletişim Bilgileri

İngilizce
  • İngilizce
  • Bengalce
  • Almanca
ABD Doları
  • ABD Doları
  • Euro
  • Japon Yeni
Şiirin Oluşumu

Şiirin Oluşumu

Sezai Karakoç, şairi “üzerine büyük bir arı konmuş” ağaca benzetir. Burada ağaç, şairi; arılar ise kelimeleri simgeler. Karakoç’a göre, her kelime bir duygu veya düşüncenin vızıltısıdır. Şair ve kelimeler bir süre birlikte yaşar; bazı kelimeler ölür, bazıları kaybolur. Geriye kalanlar ise büyür, gelişir ve şairin eser verme zamanı geldiğinde, sıradan kelimeler şiirin kelimeleri hâline dönüşür.

Kısacası, günlük hayattaki tanıdık kelimeler, şiirin içinde bambaşka bir kimlik kazanır. Karakoç bunu şöyle anlatır:

“Şair, kafasına üşüşen kelimeleri çarmıha gere gere ve kendisi de o kelimelerle birlikte çarmıha gerile gerile, doğum acıları içinde kıvrana kıvrana şiirini biçimlendirir. Şiir, ebedî biçimini bulduğu an, oluş bitmiştir, metamorfoz tamamlanmıştır. Arı ve ipekböceği geride kalmıştır. Bal ve ipek hazırdır. Şiir tamdır.”
(Sezai Karakoç, Edebiyat Yazıları I, Diriliş Yay., 1982, s. 80)

Karakoç’un bu yaklaşımına göre, şiirin doğuşu, şairin kelimelerle birlikte bir çarmıh deneyimi yaşamasıyla gerçekleşir. Bu süreçte şairin duyguları, düşünceleri ve kelimeler bir arada şekillenir; şiir ortaya çıktığında tüm bu unsurlar olgunlaşmış ve anlam kazanmıştır. Turan Karataş, Karakoç’un bu metodunu şöyle yorumlar:

“Şairin kelimelerle birlikte bir takım duygu ve düşünceleri çarmıha gerişinden sonra ‘şiir doğar, aydınlanır.’ Adeta ‘cennet ayağa kalkar ve yürür.’”
(Turan Karataş, Doğunun Yedinci Çocuğu Sezai Karakoç, Kaknüs Yay., 1998, s. 445-446)

Bu metafor, şiir yaratım sürecinin zorlu ama dönüştürücü doğasını gözler önüne serer. Kelimeler, şairin iç dünyasında olgunlaşır, dönüşür ve şiir ortaya çıktığında artık kendi özgün ve bağımsız kimliğini kazanmıştır.

Şiir Kitabı Basımı İçin Yayın Danışmanına +90 541 189 71 65 Numaralı Telefondan Arayarak veya WhatsApp'tan Yazarak Hemen Ulaşabilirsiniz.